Hani?

Hani ağlanacak halimize gülerdik ya

Ağlardık da bazen

İsterdik dünyayı gülerek yaşamayı

Niyeyse dört köle olmadık tutuklanıp da

Hem gülmeyi beceremez susardık ya

Anlardık hem hemen

Ne yazacağımızı bilemeden yazmayı

İsterdik ölebilmeyi yaşayıp da

2016 (13 Ağustos-11 Kasım)

Bana fermanımı soran kadere hitabım

Yansın karanlığa köle olanlar

Ve aydınlatsın geceyi

Bir çocukluk çığlığıdır çığlığım

Haykırışlarım ateşimin şiddetindendir içim yanar

Ve ferman bildiğim şu heceyi

Dilim sayıklar


Ne doğru!

Ve ne yanlış kaldı terk etmedik yahut işlemedik

Ne için geldik ortada kalan ahir zamana ki

Ne meleğin nidâsını kulaklarımız duydu

Ne ortalık güllük ve katlanılası dikenlik

Bir vaadim var beni dinleyene ki

Eskidik!

Ama küle dönmeli önce

Yeniden doğmaya murad edince Ankâ

Hayatım ellerimle yazıp da çözemediğim bilmece

En karanlığında beklerken Şemsi gecenin

Bakmak gerek ufka

Kalp gözüyle olmasa da baş gözüyle görmek için


Başladığım işi bitireyim diyorken

Bir ıslık peydâ oldu dilimde

O ıslık ki şeytanın nağmeleri

Dilim susmaz ve ısrarıyla sürdürür bu besteyi yine de

Besmele mi ıslık mı bu yoksa ezan okunurken

Duyduğum şu uğultu

Davulun sesi uzaktan hoş gelir diye verdiğim misalleri

Onaylar düzeyde tüm şüphemi yuttu

Kıyamet daha ben aşmadan tepeleri

Hatta doğmadan koptu

2016 (13 Ağustos-11 Kasım)

Özlü Sözlü

"Özüm özüne baka baka kararır"

"Özün bittiği yerdeyiz" yakındır

"Zevkten dört köle olduk" prangalandık

"Ölünce sırma saçlar, dökülür de kel kalır"

2016 (13 Ağustos-11 Kasım)

Rüzgar Dahil

Kavuşamadık seninle

Fakat ayrılmadık da vedalaşmakla

Ellerini ısınsın diye değil beni hatırla diye tutuyorum

Ne engel görsek aşardık ki sevginle

Birleşince üst dudak alt dudakla

Sanıyorlar kendimi sustururum

Ben konuşmak için dile duymadım ihtiyaç

Ağladım, güldüm, hatta saçlarımda gezindirdim parmaklarımı

Sana anlatmak için yazdığım hikayeleri doldurdum cebime

Hani yapraklarını güneşe çevirir ya ağaç

Sana çevirdim zerremi dahi, bırak bakışlarımı

Senden başka esen rüzgar dahi değmesin tenime

2016 (13 Ağustos-11 Kasım)

İyi Günler Yakın

Başlamadan kaybedip farkında olamamak

Ve koca bir hayatı entrikayla yamamak

Ne bir adım atmışız ne yolda yürüyoruz

Biz daha ilk nefesi almakla ölüyoruz

Malum önümüz kıştır ardımız dahi kıştır

Birikmiş anıları şömineye yaklaştır

Derler ya hat'rı vardır kahve bardağının da

Hat'rı olacak bir dost arar insan yanında

Ne sözlerimiz eskir ne de eskiyoruz biz

Bizler eskisek bile eskimez ruhlarımız

Dost eline düşmek mi ona bile düşme sen

Kaldırana ne gerek sen hiç yere düşme sen

Sözün olsun altın

İyi günler yakın

2016 (13 Ağustos-11 Kasım)

Kahkahalar

Ya başlasaydım da yanmaya

Bir Budist gibi

Fotoğrafım çekilseydi eğer

Ücra sokaklara kadar asılsaydı posterim

O puslu dudaklarına kanmaya

Bir cahil gibi

Sevmek garip meseleymiş meğer

Isınır mıydı derim

Sevmek katilce, sevişmek canice

Ve ölmek…

Ve ölmek fanice

Ben de ölecek miyim?

Seni çıktım sokaklara sormaya

Ben senin gibi…

Aşka biçebilir miydik ki değer?

Ben senin gibisini sende bile görmedim

Gülmek, gülmek, kahkahalar

Biraz daha gülmek

Seni düşünürken yazılanlar

Yazarken nasip olmuş mudur ölmek?

Fasiküllere ayırdığım hayatımın

Acılı demlerini yaşıyorum

Tam başlangıcın-dayım,acımın

İlerledikçe yanıyorum

Hayır ben bilirdim gülmeyi

Kasvet ve hüzündür besinim

Ortada bırakıp gitmek iyi

Rahatım kaçmasın efendim

Uzattıkça uzattım karmaşamı

Korkuyor ama duramıyorum

Çiğler donduruyor yapraklarımı

Uzunca uzaklara bakıyorum

2016 (13 Ağustos-11 Kasım)

Şairin Taşlandığı

Özün özüme baka baka kararır

Ve karardığında gece

Yeterince…

Aydınlık yakındır

Zahmet etmesen diyorum

Kendini yetiştirmeye

Çünkü çıktığında gelmeye

Ben ölüyordum...


Sözün başladığı yerdeyiz

Şairin taşlandığı

Şairin yaşlandığı

Neredeyiz biz, neyiz..?

2016 (13 Ağustos-11 Kasım)

Özümde

Keşke düşünmeseydim gözlerini gözümde

Bir kılmasaydım seni saklayıp da özümde

Kelimeye dökseydim kalmasaydı sözümde

Yüreğim hep kül oldu od birikti közümde

Her şey derdini saklar anasondur üzümde

Ve benim de derdimdir bu yokuşlar düzümde

Bir bahardı hayalin kışımda ve güzümde

Tarlanda dönüp duran gariban öküzüm de

Yine sana feryadım, özlem dolu gözümde


Gel etme canan

Sana düştü can

Yürekte yanan

Bir alevsin sen

2019.11.16

Seslendirme İçeren Şiirler:

1 2 3 4 5 6 7 8 9

Diğer Şiirler:

1 2 3 4 5 6 7 8 9