Ölemez Henry!
Karmaşıyor...
Ve yaşıyor
Ölmeli, ama ölmedi
Ona kim yaşa dedi
Ne maksatla yazıldı
Zihinlere kazıldı
Ama ölemez Henry
Öldü karmaşık biri
Kabarıyor bu dava
Hadi çıkalım sava
2016 (13 Ağustos-11 Kasım)
Anlamalısın Beni
Anlamalısın beni
Ben korkunç bir büyüyüm
Canını yakmak için
Devreye giren düğüm
Eğer sıktıysa seni
Fazlaca başarılı
Görürsen istediğin
Halde ben hiç akıllı
İnsan olamamışım
Kendini çok üzme sen
Lafla olacak değil
Maziyi çok deşme sen
Ne doğru ne yanlışım
Olacak hesab etsen
Özlemek sevmek değil
Prangan eskitme sen
Rahat yaşayanların
Sonu rahat ölmekse
Şayet bitmeyen derdi
Taraf belirlemekse
Uzun uğraşlarının
Vahlar meyvesi ise
Yazık bana efendi
Zülâlim üzülürse
2016 (13 Ağustos-11 Kasım)
Gidiyorum
Gözlerim
Etrafı okyanuslarla ve karanlıkla kaplı
İki çift küre benim
Ve kıyafetim, derim...
Soğukkanlılar gibi
Yatınca bir kış gecesi
Yaşatmaz benim
Yıprandım hayatın ıslıklarıyla
Bir sonraki mücadeleye geçerken
Erken... Ve bir o kadar kazanılmış zaferlerden
Geçerken ve yitirirken gençliğimi
Dayanamaz kalbim benim
Saçlarım
Ayçiçeklerinin güneşe olan aşkıyla kavrulmasında
Ve sanki sönmüş güneş ay tutulmasında
Kararmış siyah benim
Ve ben
Yad edeyim diye biriktirdiğim anılarımı
Mazime gömüyorum
Bir selamlık mesafedeki işlerime selamımı
Vermişim... Gidiyorum...
2016 (13 Ağustos-11 Kasım)
Sicim
Birde bir şey dedim
İki onun iki katıdır
Üç hak tanındı insan oğluna
Yaşamak, büyümek, ölmek
Boğ dolanan sicim
İstediğim tek şey acıdır
Üzüldü dolandığın boynuna
Yazmazsa söz bitmeyecek
Ben ömrümü yedim
İnsan canı tende tanır
Üstünlük taslamadım boşuna
Yontulan eksilmeyecek
2016 (13 Ağustos-11 Kasım)
You Will Learn Think
You will learn "Think" my dear
Don't be afraid, don't fear
It's a dark but light's near
Everything changes forever
You must know past, be loyal
You will learn game, young royal
Never to be finished novel
You'll write death of the devil
Learn about rundown city
She is old and not beauty
There is huge complexity
It's coming infinity
Korkmayıp yürümeyi öğreneceksin çocuk
Becermez söndürmeyi ışığı yutan yokluk
Ebedi krallığın geçmişe sadakatle
Yazılmakta kitabın, şeytana kanma çocuk
Yıkık harabe dünya, çirkin ve sefaletle
Bu karmaşa sonunda barındırır sonsuzluk
2016 (13 Ağustos-11 Kasım)
Dropped My Cap
I do wanna go out
Everything is good, but
Life's way is big, I'm not
We ain't happy, we must...
There is more time to think
I must have some good nick
To hide all my sadness
It's very late to kick
Very late for give up
Death is an enforced job
I must quickly go out
But I've dropped my cap
2016 (13 Ağustos-11 Kasım)
Hatara
Hatara yaşıyorum hayatı hem kazara yaşıyorum
Ömrüm bu saplantıyı düşünürken geçti, bitti yorum
Çok önceden gelmiştim buralara yakındır gidiyorum
Bizi eskitti zaten yıllar, o bağlamda yok sorum
Ne muvaffakiyet bulunuyor, ne de açıklanır durum
2016 (13 Ağustos-11 Kasım)
Nehrin Gözyaşları
Ulaşılmaz bir nehirle karşı karşıya kaldım
Artık ulaşmaktan bahsetmiyorum
Aştım...
Fakat hiçbir tezkereye katılmamıştı yorum
Belki de katılmıştı, bilemiyorum
Ben hududu aşamayan bir nehirdim, taştım
Barajlarda toplandı minerallerim
Balıkları yaşattı, onlar yavrularım benim
Yer altına sızan suyum yerin üstünü arıyor
Yarıklarda ağlamaklı gözlerim, dayanamadı
Ağlıyor...
O gayzerler ki yer kabuğundaki kardeşlerimin göz yaşları
Bütün bu yaşananları topraklar anlamadı
Bize muhtaç olduklarında yavruları
Yani bitkileri beslemeye
Destekledik onları
Fakat torunlarımızın ihaneti oldu töreye
Toprakla olan ilişkileri
Var etti batakları
Geçmiş medeniyyetleri kınamak haddim değildir
Eğer hududum olsaydı ondan da taşacaktım
Her canlı dünya serüveninin sonunda
Yenilir...
Eğer yenilmeyenlerimiz kalsaydı bu zamanda
Akmak serüvenimin devamında
Destanlar yazacaktım…
2016 (13 Ağustos-11 Kasım)