HİKAYE

Genel temanın gerilim üzere olduğu hikayelere aşağıdaki açılabilir sekmelerden uyalaşbilirsiniz.

Mehmet Ali Yılbaşı

Bebek

kadın ağlama sesiyle uyandı, diğer odadaki beşiğe gitti, bebeğin orada olmadığını gördü, hatırladı ki bebeği yoktu, yatağa gitmek için odaya yöneldi, kapıda kan lekesi vardı, kapının kolunu çevirirken beşikten taraftan bir kahkaha sesi duydu, tam o anda hatırladı ki evde beşik de yoktu...

Kaşıntı

elini yıkarken bir kaşıntı tuttu, kaşıyınca tırnağının gömüldüğünü fark etti, yanlış gördüğünü düşünüp ufalarken sol gözünün yerinde olmadığını anladı, aynaya baktığında derisi buruşuyordu, korkuyla geriye çekilirken duvardaki askılık sırtına battı, bunun bir kabus olduğuna kanaat getirip rüyadayım diye mırıldanırken gözlerini açtı, neyse ki rüyaymış deyip yataktan kalktı, elini yüzünü yıkamak için lavaboya gitti, elini yıkarken bir kaşıntı tuttu...

Anahtar

evden çıkarken anahtarını unuttuğunu fark etti. içeri girmeye uğraşmak vakit alabileceği için dönünce bir yolunu bulurum diye düşündü. eve döndüğünde kartını çıkarıp kapıyı açmaya yeltendi. içerden bir ses; anahtar pantolonunun cebinde dedi. elini cebine uzattı anahtar oradaydı...

Yadigar Fotoğraf

gözleri çok güzeldi, kahve değil de ela olduğu iddiası vardı ortada, ama o hiç inanmadı, gözlerinin açık olduğu tek fotoğraf duruyordu elinde, odasına geçip kameraya almak istedi o kareyi, onlarca yığının içinde bir tek bu kalmıştı hayattaykenden bu yana, kağıdı yatağın üzerine koydu, eli kameraya iliştiği sırada kapı çaldı, kargocu karşı ödemeli bir kutu uzattı, parayı ve imzayı alıp gitti, odasına dönüp yatağın üzerinde açtı kutuyu, içinde ondan bir başka fotoğraf ve arkasında şu not vardı: daha fazla fotoğraf istiyorsan yatağın altındayım...

VR

konser iyi gidiyordu, katılan herkes halinden memnundu, sonra nasıl olduysa siyasi içerikli olduğunu bilmediği bir şarkı söyleyince olanlar oldu, seyirci önce ıslık çalmaya, yuhlamaya başladı ve bu eline geçenleri sahneye fırlatmaya kadar gitti, tam herkesten özür dilemeye karar vermişti ki, hoparlörlerin kablosunu kopardılar, böyle olmayacağını anladı, gözlerini açtı, elindeki kaşığı çorbaya daldırıp bir kaşık kadarını mideye indirdi, gözlerini kapattı, harbin en şiddetli yeriydi,gözünün önünde tüm arkadaşları birer birer yara alıyordu, onunsa son beş mermisi vardı...

Dün-Bugün-Yarın

Kendi isminin olduğu bir nick almak isterken zaten olduğunu fark etti. İsmi ender bulunur cinsten olduğu için girip bu kişiyi incelemek istedi. Profile girdiğinde şoka uğradı. Yarın buradayım etiketiyle fotoğraflar atılmıştı. Ve tüm fotoğraflar kendi geçmişine aitti. Hatta telefonunun galerisinde yer alıyordu hepsi, biri hariç: Son fotoğrafı henüz çekilmemişti.

Olayın paniği ile ne yapacağını bilemeyip sakinleşmek için yarını bekleme kararı aldı. Yarın işyerine giderken, kiralık olduğunu gördüğü bir ilanın acelesi olduğu için fotoğrafını çekti. Sonra tekrar şok oldu. Dün paylaşılan fotoğrafın aynısı. İşyerini arayıp bir yakınının hayatını kaybettiğini söyleyip 4 gün için izin almayı başardı. Çabucak eve geri döndü.Sonraki gün hiçbir fotoğraf çekmeyecekti…

Eve gidip yeni gelecek fotoğrafı beklemeye koyuldu. Bu gözlerinin kapalı olduğu bir özçekimdi. Akşam yanına bir arkadaşı geldi. Sabah uyanıp telefonu eline aldı. Bir de baktı ki ne görsün, arkadaşı onun telefonuyla bir sürü fotoğraf çekilmişti. Hem de içinde onun da olduğu, o aynı fotoğraf! Sadece biraz kırpılmış olması gerekiyordu o kadar.

Yarınki fotoğrafa göre yeni bir strateji geliştirip bu sefer hesabı alt etmeye kesin karar verdi. Hatta bunun için arkadaşını dahi evden kovdu… O gün akşama kadar fotoğraf yoktu. Sonra bir fotoğraf düştü: "Birazdan beni vurması için bir kiralık katil tuttum!" diye yazıyordu sadece…

Korkudan telefonu elinden attı, ne yapacağını bilemedi. Telefonu elinden attı yatağına gitti ve bütün ihtimalleri düşünerek orada pustu kaldı. 5-6 saat pustu ve neredeyse gözünü bile kapatmadı.Sonra dolabına gitti, arkadaki ince zemini işaretli yerden vurup kırdı, duvardaki deliğe kolunu uzattı, 45liğini ve tek mermiyi aldı, mermiyi kovana taktı, mutfağa gitti, sayfayı açtı, mesaja son kez baktı, boynuna dayayıp tetiğe bir basınçlı darbe… Sonra açık kalan sayfada bir gönderi paylaşıldı, telefonunuz kaybolmuş, bu mesajı görürseniz yorumdaki numarayı arayabilirsiniz!

T9 Oto-tahmin

sevgilisine mesaj yazacaktı. mesajlaşmaya girip "aşkım" yazdıktan sonra otomatik düzeltmenin olduğu kısma gözü ilişti. önünde "ben" yazıyordu. basıp sonrakini görmek istedi ve sürekli orta tuşa basıp duruyordu...

bir yandan basıp bir yandan okuyordu


aşkım

ben

bugün

seninle

konuşmak

istedim

ama

sen

sevgiline

mesaj

yazıyorsun

aklıma

bir

fikir

geldi

acaba

sana

söylemek

istediklerimi

burada

yazsam

okur

musun

?