Harikulade
Harikûlade ve de sarhoşâne,
Ağlamazdın n'oldu senin neş'en'e..?
2013.11.24
İstiyorum
Bir damlayı denize kıyaslamak çok zor iş
Kimse yoktur dünyada bu işi yapabilmiş
Düşünsene bir insan ki bir şeyi severse
Hatta bunun uğruna bütün azmini verse
Neden o şeyi bulmak ona imkânsız olsun
Neden her gül güzel de bir gül her daim solsun
Hak etmiyor mu o gül buram buram kokmayı
Koklayanın zihninde neşeyi bırakmayı
Su akar testisinden o güllerin dalına
Yeşertir de vardırır o rengin cemâline
Seni çok seviyorum ne olur yakma beni
O gül bil ki yanınca tekrar çıkmaz bedeni
Seni kandırmıyorum yüzde yüz seviyorum
Ne gerisi ne geri ben seni istiyorum…
2013.11.24
Yaşarsın ve Yazarsın...
Söz söyler de bozarsın, ner'de bulsan sızarsın,
Bunca derdine yanma, "Yaşarsın ve yazarsın!"
2013.11.24
Acı Tat
Sarı saçlı zeybek mavi gözlü su
Mavi Karadeniz karanlık pusu
Pusuda bekleyen ağaran bir tan
Aydınlığa kalma gel karanlıktan
Gel ki bu kez güneş batıdan doğsun
İhtiyar dedeme ab-ı hayat sun
Dinleyelim senden destan-ı Anka
Anlat da kâtip halk çevrende halka
Olsun da destanı bir daha yazsın
Bilezikle yazsın küpeyle yazsın
Yoktur dedikleri mühimmat ile
Senden aldıkları nûr-u baht ile
Ey vatanın dostu vatan evlâdı
Sensiz çekilmiyor dünyanın tadı
2013.11.23
Küll Amel
Ruz-ı’merre küll amel eylemezse meni lâl
Mendeki misli cevahir tâ kılmaya kalbi al
2013.11.23
Ayna
Görmüyorsan kendi siman aynada
Şaşmam kendini adam sanmana da
2013.11.21
Neylesin
Ne yazsam bilemedim ki söylemedi kimse de
Demediler sen güzeli bizden iyi bilirsin
Feryadımın ne düzey olduğunu sormadılar
Merak etmezler yaşantım yaşanmaya değse de
İstemezler benden cevap soruları gelse de
Onlardaki sorunların bende de durduğunu
Dedim hele bir sorsanız suskun gönül neylesin
2013.09.13
Ne Bilirsin!
Yeter artık deme sen ne bilirsin
Mecnun’un feryadı oldun mu söyle
Aşkın girdabında şevke gelirsin
Zevkin mateminde soldun mu söyle
Her aşığa aşkı yâri bilirsin
Sanma ki Mecnun’un sevgisi Leyle…
2013.07.06
Söz İsrafı
Adımlarım…
Götürür uzaklardaki hayallerin peşine
Tarif etseniz bir insan anlarım;
Geçivermişse gönlü feleğin keskin dişine, ağlarım.
Bana masal anlatmayın, rüyalarımı anarım.
Sisli rüyalarımı, korkunç kâbuslarımı, o en mutlu anlarımı
O en güzel ama yaşamadıklarımı, yani kâbuslarımı…
Demeyin ölüm haktır, ölmek değil hakkımız
Sonsuz yaşamaktır…
Ağlamak, ağlamak… Artık ağlamamaktır.
Bize vaad edilen ve bizim alacağımız,
Derler ki; bizler sizin derdinize derman…
Gerekmez mi ona sorman: Derdimiz ne,
Biz ne, Siz ne?
Şimdi sizler mi oldunuz, bizleri ayrı tutan?
Dememiş mi yaratan?
“Men Dakka Dukka!”, bakmak gerek farka;
Ne edersen onu bulursun! Yalan mı, asla!
Biz biriz anla, yoksa kaybolursun, uğraştığın bu tozla
Silersin kendini ve hızla gidersin, gidersin, gittin.
Madem gitmeyi istersin; bu âlemde zaten bittin!
Ne güzel demiş geçmişim, belki de gelecek bir söz;
Ağlama, derdini ele gösterme
Düşman değil dostuna da sır verme
Ey “Akıl” sen işin olmasa erme
Tuttuğun her sözde kendini yerme
Ey söz… Ey sözler içinde duyduğum bu söz…
Ağlatma beni…
Bilmez misin ki gönülden ağlasam derler;
“Harap etti kendini, iki pınar-iki göz!”
Ve en alışıldık zamanda, bitmelidir söz.
Seninledir ayaklarım, sende atar adımlarım…
2013.11.12
Anar Maziyi
Belki üstümüzden bir kuş geçecek
Kanadı maziyi andıran bir kuş
Hakikat deminden erler içecek
İçenler bilecek neymiş varoluş
Kuşu görmeyenler haykırsa olmaz
Anmaz olduk biz ezelden öteyi
Kabahatin bilen kul yaya kalmaz
Ezelden bu yana anar maziyi
2013.10.28